Günce paylaşım etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
Günce paylaşım etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

Varsa eğer..




Kendi olarak, sana gelen-

sana gereksinimi olmadan, seni isteyen-

sensiz de olabilecekken, senin ile olmayı seçen-

kendi olmasını, seninle olmaya bağlayan-

-O, işte...


Özü İşte...

Ne kadar çok korkutuyorlar; ne kadar çok her şeyi o bilir diyorlar...Halbuki o değil mi ki her şeyi bize anlatmaya çalışan...Biz değil miyiz ondan bir parça taşıyan..neden bu kadar korku,bu kadar anlamama..Tek isteği İyi insan olmak kadar basit bir şey işte...şekli şemali sonraki iş; tüm işin gücün İyi İnsan olmak..
Cennet için iyilik yapanlar;Cehennemden korkup kendini kandıranlar..Özünüz iyi olmalı özünüz...Cennete Alacak mı zannediyorsunuz namazdan çıkıp adam yakanlarınızı,yakacak mı zannediyorsunuz namaz kılmayıp yardım edenleri..
Her şey yorum farkı...Ama işte özü İyi olmak iyi...Tüm kalbimizle sevelim; her şey ona dönmek içinse ve ona en yakın şey AŞK sa...




Taş olarak ölmüştüm,bitki oldum.

Bitki olarak öldüm ve hayvan oldum.

Hayvan olarak öldüm,o zaman insan oldum.

Öyleyse ölümden korkmak niye?

Ya da alçaldığım görüldü mü?

Bir gün insan olarak ölüp,

ışıktan bir yaratık,

rüyaların meleği olacağım.

Fakat yolum devam edecek.

Allah'tan başka her şey kaybolacak.

Hiçkimsenin görüp duymadığı birşey olacağım,

Yıldızların üstünde bir yıldız olup,

Doğum ve ölüm üzerinde parlayacağım.

-MEVLANA-

Sadece ama Sadece...



Ey okuyan,ey gözatıp giden...sanmayın her şey dertten kederden,elbet yazılanlar yaşanılanlardan alıntı, ödünç kelimelerle yaşanılanları not düşmek o kadar...sanmayın bir şeyler anlatma çabası...Sadece ama sadece anlama çabası...Unutulmak istenenleri, akıldan çıkarmama çabası...ne gelirse gelsin hayatta kabul edebilme telaşı o kadar...
İster vücuda üflenen rahmani ruhun ister maymundan beri diyin sadece anlamanı bulma çabası..sosyalleşmek dediğimiz kendine yabancılaşmanın önüne geçme,inen perdeleri kaldırma...Ve hani bir an her şeyi anlamış yada her şey boş hissiyati zerk olur ya ruha ve beden ya kuvvetli hisseder kendini ya dingin; işte ödünç kelimelerle kendi kendine anlama çabası...




"KULAK EĞER GERÇEĞİ ANLARSA GÖZDÜR.."(Mevlana)

Bilemedim ki...




Beynimden habersiz işte,hatırlamalar kalbin gene zamansız ansız dengesiz atışları..benden habersiz bir kavga beyinle kalbin...Tek dertleri işlevleri aslında,ama işte kalbin birazda beyne özenmesi ve beyinden habersiz hatırlamaları yok mu..




İkinizde de, kendinize olan güvensizliğin izleri fazlasıyla görülüyor.Kendinize güvenmediğiniz gibi,karşı tarafada güvenmiyorsunuz.Karşı tarafın bir an önce sizin güvenini kazanmak için, elinden gelen her şeyi yapmasını, kendiniz size kanıtlamasını istiyor, serin katılımsız gözlerle onu seyrediyor,bekliyorsunuz.

Hatta istediğinizi,hak ettiğinizi vermeyecekse,bir an önce hata yapmasını ümit ediyor,bunun bir an önce vazgeçme kararınızı kolaylaştıracağını düşünüyorsunuz...


Murathan Mungan-Yedi Kapılı Kırk oda

BULUNAN CÜMLELER

Söylenmemiş sözler etmiyoruz ; o vay be ne laf etti,nerden düşündü dediğimiz laflar zaten içimizde...karşımızdaki onu bulunca yada karşımızdakinin içindeki cümleyi keşfetmek...

Rengini arayan bir gül...





Umuduna aldandık sarının,bir yaz günü...Siyahı ile geçti sabaha dek süren sohbetli geceler...tanrısal hesaplaşmalarla geçti,ben anlamaya o ise anlatmaya çalıştı..kırmızının şehvetine daldık unutulan beyazlarda..umudun kokusuna aldandık..ve sonra anladık ki umut körü olmuşuz..Koyamadık rengin adını,kalsın dedik öle kimsenin anlayamayacağı türden...kaldı öle...bari adını koyalım dedik ve gül oldu adı...rengi tutmadı..ama unuttuk yine işte bir güle renk koymak can acıtır sadece...
Olsun zaten renk koyma çabasından başka neydiki yaşam,kimi kırmızı kimi siyah..
Ve sonra renk gülsüz,ben renksiz...

Sen beni ANLARSIN..

diye başlıyordu bir bitişin ilk cümlesi..kendi olmayan hayatlar yaratan,bu hayatlardan anlamlar çıkaran..anlamlara kurbanlar veren,anlamın devamı için aynı hastalıklı ilişkiler yaşan...yarınını garanti altına almak isteyen..
Yolunuz açık olsun...sen beni anlarsın...(ki bir başlangıcın en son cümlesidir artık burda)

Hereke,Bira ve şair olmayan bir CAN


Öylece duruyordu,hani çoğu kişi dışardan gelmişti,vardı hafiften herkesin üstünde bir gurbettelik havası ama onda..Bekliyordu,bekle dendiğinden o kadar... Hani derler ya insan birazda yaşadığı yere benzer;ve o işte biraz mahsundu..ve ben olmamış ben yani yırtıklık yani İstanbul elbisesini giymiştim birazda...Belkide ondandı o an dikkatimi çekişi..

Ve işte öle başladı...neler yaşandı anlatsam,yazsam genede olmaz;anlamsız bile gelebilir...Ne ifade edebilirki size hereke de denize karşı içilen bir biranın çakırkeyifliği,gecenin bir yarası ayaz bir havada yenen en kuru ekmeğin damağımızı kanatması.geceleri ahmet kaya eşliğinde uyuma,olmamış ilişkiler üstüne edilen diyaloglar,gelmek için gittiğim istasyondan uğurlamalar...Dedim ya anlamsız kalır..

Ve artık oda yaşadığı şehre benzemeye başladı artık...Bir istanbul kadar kalabalık,okumadığı kadar yazıyor şimdi,düşünmediği kadar çok ilişkilerde şimdi,uzak olduğu kadar yakın şimdi..

KADIN&ERKEK

asik olan kadinin gözünde baska hiçbir seyin degeri kalmaz.
asik olan erkegin gözünde ise her sey yeniden degerlenir.
cünkü asik kadin "nasil olsa bitecek" sezgisi ile hareket eder..
asik erkek ise "nasil olsa sonsuza dek sürecek" yanilgisiyla...

Emre Yılmaz ın Şeytanın fısıldadıkları adlı deneme kitabından bir alıntı...

Belkide...

Seviştiğiniz insana, sevişmeden bir müddet sonra, belki beş dakika, belki beş gün, belki beş hafta sonra baktığınızda ona sarılmak isteyip istemediğinizi, bir kadınsanız başınızı onun çenesinin altına sokma, bir erkekseniz onu belinden kavrayıp göğsünüze doğru çekme arzusuna sahip olup olmadığınızı görmek, yaşadığınız sevişmeden ruhunuzda bir eksilme mi, bir zenginleşme mi kaldığını da gösterir sanıyorum.
AHMET ALTAN

O AN....

Amansız bir sessizlik olur hani,o ilk buluşlmanın heyacanları,konuşulacak konular o an tükenmemiştir ama işte o an ilişkinin kendi kendine yaptığı bir sınav gibi..dimdik karşısında durur çiftlerin ya..işte o anda..o sessizlikte ..ya biri sırf sessizliği bozmak için SENİ SEVİYORUM der ; yada olabilecek en iyi çift o sessizliği birlikte yaşarlar,hiç gocunmadan,sıkılmadan yada birbirlerinden değil ama birlikte sıkılarak yaşanır o an...

Anne ve BABA

Anne olmak..Bir babada kurabilir "Yavrum benim parçam" dır cümlesini ama bir anne kadar dolmaz içi işte..İnanmam aslında kanbağının getirdiği zoraki ilişkilerin ağırlığına ama işte çok şükür ki şanslıyız.Şanslıyız ki doğmamaıza sebep olanlar kan bağı ile duygu bağınıda verdiler bize.
Her şey bi yana onlar bir yana oluyor işte,en netametli zamanlarda bile sığınılacak liman oluşları ve böle anlarda akıllara gelseler bile bunu dert etmeyişleri..Nasip tadarız umarım babalığı..Ama ANNELİK ..onca zaman içinde yüreğinde birini taşımak,bir babadan daha çok şey katar yavruya sanırım..Tadamayacak oluşumuz ne kötü..

Sanat-ÇI






Klasik oldu artık sanatçı kim kime denir mevuzları belki..ama izlenen diziler,tiyatrolar,filmleri bir düşünün..neleri değiştirdiğine,nelere dikkat çektiğine..İmkanınız olursa bide yukardakileri izleyin..O zaman sanat ne? sanatçı kim? soruları daha kolay cevaplanıyor

Yinede SAOLUN İŞTE...

Hanginizi üzdüm bilmem..kiminiz inanmadı,kiminize ise kanmadım.o kadar çokta olmadınız ya…kusura bakmayın işte hiçlik bile bir çokluk belirtir..

Kiminiz hatta hepiniz teşekkür ettiniz;bir yerde okumuştum “Ayrılan iki kişiden mantıklı konuşan taraf sevmeyen taraftır..” ama işte yinede ettiniz teşekkür.. bu yazıda iadeyi teşekkürden başka bir şey değil işte..

Kimi zaman kırıcı bile oldu teşekkürleriniz o en son noktada,kiminiz bir deftere not düştü kiminiz ise köşeleri birbirine en uzak yapay msn pencerelerinde vazgeçtik..

Yinede saolun işte…hep öğrenilen ve yaşadıklarım kar kaldı-ki ben zaten bunlarla avunarak yaşamayı becerirdim- gerçi her tutulan elin özel olmadığını,edilen yeminlerin laf olabileceğini,insanın en kolay kendini kandırabileceğini öğrenmek kar mı dır? Onu bilmem ..

Yinede saolun işte..arkadaş olarak kalalım diyeninizde olmadı;zaten gözlerimin içinden kalbine bakanlarınızın aynı tadı başkalarında tadacağını bilmek hoş olmazdı sanırım..

Her o an anda;vazgeçişlerde fonda İbrahim Tatlıses den Mutlu ol yeter parçası çalındı…

Kiminizle başlamadan,tam karşınızdayken yüzünüze dalıp,yaşayıp ilişkiyi olduramadığımda saçlarınıza gömdüm kendimle birlikte..Gerçi tarzım değildi 10 adım ötede kuyu var diye yola çıkmamak..Gidilmeliydi ta kuyuya kadar evet düşebilirdiniz ama en azından mücadele etmiş olurdunuz ve mücadele kimi zaman iyi bir tedavidir…
Ama işte cesaret edemedim çoğu zaman size…
Yüzündeki huzuruna aldandığımda oldu…Gözleri aklımdan çıkmayacaklarınızda…Sizi bilmem ama size ait hiçbir şeyi atmadım hayatımdan..kiminiz bir şiir oldunuz,kiminiz şehir…

Saolun işte yinede..
Belki sonra belki cesaret ederim işte..bir merhabaya,bir ben geldime…ama işte….

Kiminiz aklımda bile yoktunuz..kendiniz geldiniz emin adımlarla..ve ben kandırılmaya aç ben sizden daha çok inandım ve bir insan en kolay istediğinde kanıyor her şey olan bir hiçe..
Aşk tanımımı değiştireninizde oldu,bir ilişkide neler yapıp yapamadığını anlamak isteyenlerinizde oldu..
Kiminiz kapımı şartları ile çaldınız,yani bu ilişki şurda bitmeli diyeninizde oldu,o kadar huzurluydu ki yüzün bunu derken,anlatamadım ki aşkın şartı olamayacağını..gerçi bende anlamdım ya neyse..

Yinede saolun işte..

Hepimiz değer biliriz değil mi?

yA yanınızdakiler ,hemen dibinizdekiler Anneler....Ne kadar kıymetliler değil mi?

Sabah sizden erken kalkıp kahvaltınızı hazırladıkları,

donmuş sobayı yaktıkları zaman,

Ne kadar kıymetliler değil mi?

Sizin istediğiniz yemekleri yaptıkları

Bağırıp çağırdığınız akşamın sabahında

hiç bir şey olmamaış gibi size gülümsedikleri için

Ne Kadar KIYMETLİLER DEĞİL Mİ?

kİM durabilir yanı başınzda hasta olduğunuzda yanınızda

özünde güvensizliğin yattığı sevgilileriniz mi?boşverin hadi...

Ne kadar Kıymetliler değil mi?

GÖZLER..


İranda bir atasözü varmış "Namus Gözlerdedir" diye; çok hoşuma gitti..nereni kapattığın yada açtığının önemi yok,gerçi o lafa rağmen açıkta kalan tek yer Gözler ya neyse...Gözlerdeki anlam..ama artık onada güven yok ki bir an karşısındakine tüm şehvet,aşk,sevgi dolu bakışlar atan gözler,onu görmemeye bile alışıyor..